28/9/2009 · Kategori: YORUM
Tv'lerde gösterilen film ve dizilere yasak getirilmeye çalışılıyor.Bu nasıl bir zihniyet anlayışı acaba anlamak mümkün değil.Filmlerde topluma yanlış mesaj veren bir çok şey olabilir.Sigaranın ve alkolün sağlığa zararlı olması,sevişme sahnelerinin toplumu yozlaştırması,mafyavari dizilerin çekilmesi toplumu yanlış yollara sevk edebilir belki.Ancak bir sanat dalı olan film ve sinema sektöründe,yapımlardaki bu sahnelerin sansürlenmesi o diziye emek veren kişilere de saygısızlık olmuyor mu?Sigara içen kişiyi buğulu gösteriyoruz,ancak duman tütüp duruyor,adam içkisini içiyor,yine buğulu.Bir komedi filminde ya da aksiyon filminde argo konuşma geçiyor sessizlik yapılıyor.İzleyici ne olduğunu anlayamıyor.Yine film esnasında reklam oluyor diye içilen ürünün markası anlaşılmasın diye üzerine yine karartma uygulanıyor.Bu bazen film karesinin bir çok alanını etkileyebiliyor.
Şimdi bu kısıtlamaları yapınca sanki kimse sevişmeyi öğrenemeyecek mi,ya da sigara ve alkol içmeyecek mi?Bu yüzden mi dini bütün geçinen bazı kişiler çocuk taciz ediyor.Sanki bu kısıtlamalar uygulanınca o toplumda taciz azalacak mı?Bu sürecin sonunda çekimi yapılacak dizilerinde kanuna tabi olacağını kesinlikle söyleyebiliriz.Hangi tür dizi çekimi yapılacak,ne gösterilecek buna izleyici değil,izletici karar verecek.
Tv izlemek bir tercih meselesidir.İzlenen diziye sadece sevişme sahneleri ile bakmamak lazım.Eğer o filmi izlemek kişiye ya da çocuklara zarar veriyorsa kişi izlemesin,çocuklara da izletmesin.Zaten çocukların izleyeceği yeterince kanal ve dizi var.Ve bir çok kanal zaten ücretli ve şifreli.
Ben önceki günlerde Osmanlı Cumhuriyeti diye bir film izledim.Filmin bazı yerlerinde küfürlü konuşmalar olduğu için oraları sessiz bir şekilde geçiştirdiler.Bu Dijitürkte ve Türkmax kanalında.Yani para vererek izlediğim bir platformda.Ha sinemaya gitmişim ha ev de paralı bir kanaldan izlemişim.Benim için bir farkı yok.Nasıl para vererek sinemaya gittiğimizde film sansüre uğramıyorsa burada da olmamalı.
Bu düşünce ile gittikten sonra tv'lerden canlı gösterilen maçlarda da sansür uygulanması gerekmiyor mu?Sürekli küfür,şiddet yokumu orada da.Bu görüntülerde toplumu yozlaştırmıyor mu?Yine stada gidipte maç izlediğimizde edilen küfürlerden sonra hemen maç neden valilik kararı ile iptal edilmiyor?Sonuçta topluma kötü mesaj verilmiyor mu?
Ve yine aynı şekilde müzk kanallarında ki kliplerde genç kızlarımızı yozlaştırmıyor mu?Sonuçta nerdeyse çıplak olarak çeklilmiyor mu klipler ve sözleride yine öyle.Bu şekilde bir sansür uygulama ile nereye varaağız anlayamıyoruz.Sağlıklı bir toplum istiyorsak öncelikle bu eğitimden geçer.Ailede başlayan eğitim okul ile pekiştirlimelidir.
Saygılarımla..
3/9/2009 · Kategori: YORUM
Evet, bu slogan son günlerin moda sloganı haline geldi. Alın verin, ekonomiye can verin diyor Meliha Okur, Deniz Gökçe, Yaman Törüner ve diğerleri.

Neymiş efendim çiçek satın alacakmışız ki çiçeği satan para kazanacak, çiçeği aldığı kişiye borcunu verecekmiş. Çiçek üreticisi de bununla evine ekmek, çocuğuna giyecek, eşine de bir şeyler alacakmış.
Bir diğeri de diyor ki çocuğunuza oyuncak alın, sevindirin. Sevindirin ki oyuncak üreticisi de sevinsin. Peki, bunların hepsi güzel de alıp verme karşılıklı olsa daha güzel olmaz mı? Bu biraz bencilce yaklaşım olmadı mı?
Ben bir mağazaya gittiğimde pantolon fiyatı sorduğumda daha doğrusu almak istediğimde bana 76 TL olduğu söylendi. Ben de pazarlık sünnettir diye biraz da takılmak maksadı ile 1 TL yok 76 TL olsun dediğimde bana esnaf kesinlikle olmaz diyorsa nasıl bir iştir peki bu alıp verme bana bir izah eder misiniz? Ve üstüne üstlük isterseniz 1 TL yi karttan geçin dediğimde olur kartınızı verin cevabı ile karşılaşmak ne kadar doğru acaba.
Piyasa ucuz Çin malları ile dolu. Tüketici ucuza gidiyor. Alıp verdikçe Çin kazanıyor. Neden yerli üretim daha ucuza çekmiyor mallarını, neden fiyat esnekliği yok, neden vergi oranları düşürülmüyor. Neden verginin vergisi alınıyor. Madem kriz var ve bunun etkilerini hep beraber ortadan kaldıralım diyoruz o zaman taşın altına hep beraber elimizi sokmamız gerekmiyor mu?
Sayın Başbakan Akaryakıt dağıtım firmalarına kızıyordu fahiş kar payı koyuyorlar diye. Tavan fiyat uygulamasına geçtiler alıp verme kolay olsun diye. Evet, o sırada fiyatlar düştü, ancak bir gecede yüzde 8 oranında olan ÖTV artışı her şeyi sildi götürdü. Sonrası malum, kızdıkları döneminde üzerine gelmedi mi fiyatlar.
Tüketicinin verebilmesi için önce alması gerekiyor. Zam alması, para kazanması gerekiyor. Ülkemizdeki en büyük tüketici grubuda işçi, memur ve emekli. Şu anda herkes borç batağında. Piyasa güvenip para harcayamıyor. Eğitim giderleri geçen yıla oranla yüzde 8–10 arttı. Elektriğe yüzde 20 civarında zam yapılması bekleniyor. Demekki daha az yakacağız. Elektriğe gelen zam piyasa zaten domino etkisi yapıyor. Peki, memura teklif edilen zam oranı kaç? Yüzde 2, 5+2, 5.Bu zamlamı alıp verecek tüketici. Emeklinin durumu zaten belli. Ölümü bekliyorlar. Ortalama 600 tl maaş ile neyi alıp verecekler. Onlar için en büyük zenginlik sağlıkları. Zaten bir de hasta olsalar eyvah.
Doğru düzgün tatil yapamıyor Türk halkı. Kendi memleketinde yabancıdan daha yabancı. Çünkü tatil hizmeti yabancının 2 katı fiyata satılıyor. Neden böyle denildiğinde yabancı döviz getiriyor deniliyor. O halde yurt içinde alıp vermeye gerek yok demek ki.
Ekonominin canlanması için öncelikle yurt içi üretimi arttırıp ihraç etmeye çalışalım. İthalatı kısalım ki giren dövizleri yurt dışına fazlası ile vermeyelim. Ülke içi yatırımı arttıralım ki iş olsun. Kendi iç piyasamıza sahip çıkıp özümüze dönelim. Türkiye bizimle büyüdü, yine bizimle büyüyecek.
Selamlar Meliha Okur, Yaman Törüner, Deniz Gökçe ve diğerleri…
13/5/2009 · Kategori: YORUM
Arkadaşlık,dostluk yada başka bir anlamı varsa o.Nedir bu?İnsanlar sosyalleşebilmek için çeşitli etkinliklere katılır,gruplara girer ve çıkar.Bir şeyler vesile olur etkileşim kurabilmek için ve bazı duygular gelişir.Duyguların en güzelini de allah insana vermiştir.Sevme,saygı,insaf vb duygular insanı insan yapan özellikledir.
Bu özellikleri itibari ile insan geçmişte yaşadığı güzellikleri her zaman ve ne olursa olsun iyi anmaya çalışır.Yıllar geçse bile eşini,dostunu iyi anar.Yani geçmişte yaşadığı kendine göre kötü anıları gelecekte iyi olabileceğini düşünerek buzdolabına kaldırır ve kötü sözler söylemekten kaçınır.Yarın yüzyüze bakacağını düşünerek kötü sözler söylememesi ve kötü eylemlerde bulunmaması için akıl vermiştir.Neden şeytanca fikirlere sahip olur bilinmez,neden kendi kendine hem gelin olur hem de güvey anlaşılmaz.Bu hem insanlığın bir gereği hem de dinimizin emri,peygamberimizin sünnetidir.Neyi paylaşamıyor insan oğlu anlam veremiyorum.Kısacık dünya hayatını kendine ve eşine-dostuna zehir etmenin ne anlamı var.
Dostum,arkadaşım,kardeşim diyebildiğin kişiyle bugün iyi olduğunda iyi,kötü olduğunda da iyi olman gerekmez mi?
Gıybet nedir peki onu biliyormuyuz.Hemen anlamına bakalım...
Gıybet, çekiştirme; duyduğu zaman insanın hoşuna gitmeyecek olan bir kusurunu gıyâbında söylemektir. Gıybet başlıca aşağıdaki husûslarda olur.
Bedenî Gıybet: Gözü şaşıdır, bir gözü kördür, başı keldir, yüzü sivilcelidir, boyu kısa veya uzundur, siyahdır, sarıdır, gibi duyduğu zaman kişinin canının sıkılacağı şeyleri söylemek.
Nesebî Gıybet: Ana ve babası için, kötü insandır, gibi hoşuna gitmeyecek herhangi bir şey söylemek.
Ahlâkî Gıybet: Kötü huyludur, cimridir, kibirlidir, riyâkardır, hiddetlidir, korkaktır, âcizdir, tahammülsüzdür, yüreksizdir, demek gibi.
Dînî Gıybet: Hırsızdır, yalancıdır, içkicidir, kumarbazdır, hâindir, zâlimdir, namaza ve zekâta tenbeldir, namazı güzel kılmaz, pislikten kaçınmaz, ana babasına itâat etmez, zekâtı yerine vermez, gibi sözler.
Dünyevî Gıybet: Edepsizdir, insanlara ihânet eder, halkın hakkına, hukûkuna riâyet etmez, her yerde kendisini haklı görür, çok konuşur, çok yer, çok uyur, vakitsiz uyur, oturacağı yeri bilmez, demek gibi.
Giyinişin Gıybeti: Kıyâfeti geniştir, dardır, uzundur kısadır, kirlidir, gibi sözler gıybet olur.
Yani ben müslümanım allaha ve yasak ettiği şeylerden uzak durmaya inanıyorum deyen kişi hem günah olduğu için gıybet etmemeli hemde eskiden ben bu kişi ile dosttum diye düşünerek guybeti bırakmalıdır.
Ne insanlar gördük yüze gülerken arkadan gıybet eden.Ama unutmamak gerekirki bizim görmediğimiz gören allah var.Kulu kandırabiliriz ancak allahı asla.
Saygılarımla