3/9/2009 · Kategori: YORUM
Evet, bu slogan son günlerin moda sloganı haline geldi. Alın verin, ekonomiye can verin diyor Meliha Okur, Deniz Gökçe, Yaman Törüner ve diğerleri.

Neymiş efendim çiçek satın alacakmışız ki çiçeği satan para kazanacak, çiçeği aldığı kişiye borcunu verecekmiş. Çiçek üreticisi de bununla evine ekmek, çocuğuna giyecek, eşine de bir şeyler alacakmış.
Bir diğeri de diyor ki çocuğunuza oyuncak alın, sevindirin. Sevindirin ki oyuncak üreticisi de sevinsin. Peki, bunların hepsi güzel de alıp verme karşılıklı olsa daha güzel olmaz mı? Bu biraz bencilce yaklaşım olmadı mı?
Ben bir mağazaya gittiğimde pantolon fiyatı sorduğumda daha doğrusu almak istediğimde bana 76 TL olduğu söylendi. Ben de pazarlık sünnettir diye biraz da takılmak maksadı ile 1 TL yok 76 TL olsun dediğimde bana esnaf kesinlikle olmaz diyorsa nasıl bir iştir peki bu alıp verme bana bir izah eder misiniz? Ve üstüne üstlük isterseniz 1 TL yi karttan geçin dediğimde olur kartınızı verin cevabı ile karşılaşmak ne kadar doğru acaba.
Piyasa ucuz Çin malları ile dolu. Tüketici ucuza gidiyor. Alıp verdikçe Çin kazanıyor. Neden yerli üretim daha ucuza çekmiyor mallarını, neden fiyat esnekliği yok, neden vergi oranları düşürülmüyor. Neden verginin vergisi alınıyor. Madem kriz var ve bunun etkilerini hep beraber ortadan kaldıralım diyoruz o zaman taşın altına hep beraber elimizi sokmamız gerekmiyor mu?
Sayın Başbakan Akaryakıt dağıtım firmalarına kızıyordu fahiş kar payı koyuyorlar diye. Tavan fiyat uygulamasına geçtiler alıp verme kolay olsun diye. Evet, o sırada fiyatlar düştü, ancak bir gecede yüzde 8 oranında olan ÖTV artışı her şeyi sildi götürdü. Sonrası malum, kızdıkları döneminde üzerine gelmedi mi fiyatlar.
Tüketicinin verebilmesi için önce alması gerekiyor. Zam alması, para kazanması gerekiyor. Ülkemizdeki en büyük tüketici grubuda işçi, memur ve emekli. Şu anda herkes borç batağında. Piyasa güvenip para harcayamıyor. Eğitim giderleri geçen yıla oranla yüzde 8–10 arttı. Elektriğe yüzde 20 civarında zam yapılması bekleniyor. Demekki daha az yakacağız. Elektriğe gelen zam piyasa zaten domino etkisi yapıyor. Peki, memura teklif edilen zam oranı kaç? Yüzde 2, 5+2, 5.Bu zamlamı alıp verecek tüketici. Emeklinin durumu zaten belli. Ölümü bekliyorlar. Ortalama 600 tl maaş ile neyi alıp verecekler. Onlar için en büyük zenginlik sağlıkları. Zaten bir de hasta olsalar eyvah.
Doğru düzgün tatil yapamıyor Türk halkı. Kendi memleketinde yabancıdan daha yabancı. Çünkü tatil hizmeti yabancının 2 katı fiyata satılıyor. Neden böyle denildiğinde yabancı döviz getiriyor deniliyor. O halde yurt içinde alıp vermeye gerek yok demek ki.
Ekonominin canlanması için öncelikle yurt içi üretimi arttırıp ihraç etmeye çalışalım. İthalatı kısalım ki giren dövizleri yurt dışına fazlası ile vermeyelim. Ülke içi yatırımı arttıralım ki iş olsun. Kendi iç piyasamıza sahip çıkıp özümüze dönelim. Türkiye bizimle büyüdü, yine bizimle büyüyecek.
Selamlar Meliha Okur, Yaman Törüner, Deniz Gökçe ve diğerleri…